Medikal Işınlamalarda Radyasyondan Korunma Çalıştayı 3 Mayıs 2019’da İstanbul’da düzenlendi.

Şişli Hamidiye Etfal Eğitim Araştırma Hastanesi ve Radyasyondan Korunma Uzmanları Derneği (RADKOR) işbirliği ile İstanbul’da 3 Mayıs 2019 tarihinde Medikal Işınlamalarda Radyasyondan Korunma Çalıştayını düzenledik. Sağlık çalışanları ve rasyasyondan korunma profesyonellerinin ilgiyle takip ettiği çalıştayda, medikal ışınlamalarda karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri tartışılarak, geleceğe yönelik hedefler ortaya konmuştur. Konusunda bir ilk olma özelliği taşıyan ve değerli bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı Çalıştayın sonuçlarının yaşam bulmasını diliyoruz.

Sonuç Bildirgesi

SBÜ Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi  ve Radyasyondan Korunma Uzmanları Derneği (RADKOR) işbirliği ile düzenlenen “Medikal Işınlamalarda Radyasyondan Korunma Çalıştayı” 3 Mayıs 2019 tarihinde, İstanbul’da, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İbrahim Paşa Konferans Salonunda gerçekleştirilmiştir. En son bilimsel çalışmalar ve bulgulara dayalı uluslararası standartların ve ülkemizdeki durumun tartışıldığı çalıştaya medikal radyasyon uygulamalarının yapıldığı üniversiteler, devlet hastaneleri ve özel hastanelerden, radyolog hekim, radyasyondan korunma uzmanı, medikal fizikçi,  tekniker/teknisyen, ilgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan 95 kişi katılmıştır.

Çalıştayda ortaya çıkan hususlar aşağıda belirtilmektedir:

1. Tıpta radyasyon uygulamalarında en gelişmiş cihaz ve donanıma sahip olan Ülkemizde, bu cihazlardan maksimum yararın sağlanabilmesi için cihazların kullanım şartlarının uluslararası standartlara uygun ve kullanıcılarının gerekli eğitim ve deneyime sahip olması şarttır.

2. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kişilerin ve toplumun medikal ışınlamalardan aldığı radyasyon dozundaki gereksiz artışının önlenmesi ve tanı ve tedavide yaşam bulması gereken en temel husus, radyasyon uygulamalarının gerekçelendirilmesidir.

3.  Ülkemizde gereksiz cihaz artışı önlenmeli, cihazların ülke genelinde dağılımında, demografik yapı, popülasyon ihtiyaçları dikkate alınmalı, bu konuda ulusal standartlar belirlenmelidir.

4. Gerekçelendirilmiş cihazların temininde, cihaz ve personel niteliği yönünden optimizasyon kriterlerinin sağlanmasına azami hassasiyet gösterilmelidir. Optimizasyon, ekonomik ve sosyal faktörlerin de dikkate alınarak tanı ve tedavide en az doz ile en iyi tanı ve tedavinin yapılmasının temel kriteridir.

5. Uygulamalarda optimizasyonun sağlanmasının en önemli argümanlarının başında, nitelikli insan gücü gelmektedir. Hastanın tanı ve tedavisinde birinci derecede sorumluluk taşıyan hekimlerin mezuniyet öncesi, ihtisas eğitimi süresince ve ihtisas sonrası hizmet içi eğitim müfredatlarında radyasyon uygulamaları ve radyasyondan korunma derslerine yer verilmelidir.

6. Hamile ve süt veren hastalar ve çalışanlarla ilgili radyasyona maruziyet hususlarında gerekli kurallar anlaşılır şekilde oluşturulmalı ve uygulanmalıdır. Hamileliğin gereksiz endişelerle sonlandırılmasını önleyecek düzenlemeler yapılmalıdır.

7.  Medikal ışınlamalarda acil durumlara yönelik altyapı güçlendirilmeli, Acil Durum Planları olası tüm durumlar için ortaya çıkacak doz ve doz hızı düzeyi öngörülerini de kapsayacak  şekilde yapılandırılmalıdır. Acil durumlardaki yetki ve sorumluluklar netleştirilerek, acil durum tatbikatlarının yapılması sağlanmalıdır.

8. Medikal radyasyon uygulamalarının yapıldığı radyasyon onkolojisi, tanısal radyoloji ve nükleer tıp merkezlerinde, tanı ve tedavinin en doğru şekilde yapılması için cihazların doz çıkış değerlerinin ve fiziksel parametrelerinin doğruluk ve güvenilirliğini temin ederek, hastanın radyasyondan korunmasını, kazaların önlenmesini ve tehlike durumunun en etkin yönetimi için radyoterapide medikal fizik uzmanlarının istihdamı, nükleer tıp ve radyoloji merkezlerinde istihdamı ve/veya bu hizmeti veren yetkilendirilmiş yerlerden hizmet alınması sağlanmalıdır. Ülkemizde bu hizmeti vermek üzere radyoterapi de yeterli sayıda, nükleer tıp ve tanısal radyolojide asgari ihtiyacı sağlayacak sayıda medikal fizik uzmanı vardır.

9. Tanısal radyolojide Ulusal DRL seviyelerini belirlemek üzere çalışmalar ivedilikle başlatılmalıdır. DRL seviyelerinin uygulamaya konulması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdr.

10. Medikal ışınlamalar nedeniyle çalışanların ve toplumun radyasyondan korunmasının, tesisteki radyasyon kaynaklarının güvenlik ve emniyetinin sağlanması için; büyük tesislerde en az bir Radyasyondan Korunma Uzmanı bulundurulmalıdır. Radyasyondan Korunma Uzmanının, korunma ve güvenlikle ilgili işlerini yürütmek üzere, ilgili birimler için hastane yönetimince Radyasyondan Korunma Görevlileri görevlendirilmelidir. Radyasyondan Korunma Uzmanı, hastanenin radyasyondan korunma programını hazırlayan, el kitabını yazan ve uygulanmasından sorumlu kişidir. Bu konuda yönetimin tercihine bağlı olarak, bu konuda yetkilendirilmiş kurum dışı radyasyondan korunma uzmanlarından danışmanlık alınmasını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Hastane yönetimi, radyasyondan korunma uzmanları ile iş sağlığı ve güvenliği birimleri ve medikal uzmanlarının koordinasyonunu sağlayacak düzenlemeler yapmak zorundadır.

11. Halen yürürlükte olan eski TAEK mevzuatındaki Radyasyondan Korunma Uzmanı karşılığı olan Radyasyondan Korunma Danışmanı tanımı, uluslararası kriterlere uygun olarak ve ülke koşulları da dikkate alınarak yapılmalıdır. Mesleki tanınırlık yasal zeminine oturtulmalıdır.

12. Medikal ışınlamaların yapıldığı tesislerde, her birimde gerekli eğitime sahip Radyasyondan Korunma Görevlisi (TAEK mevzuatına göre RKS) bulundurulmalıdır. Bu kişilerin esas işi Radyasyondan Korunma Uzmanının talimatlarına uygun olarak işyeri ölçümlerin yapılması, yerel kuralların, acil durum planlarının uygulanabilirliğinin kontrol edilmesi, alanların, koruyucu giysilerin vb gerekliliklerin kontrol edilmesi, Radyasyondan Korunma Uzmanı tarafından belirlenen iç denetim prosedürlerinin uygulanması, rapor edilmesi, kişilere, kaynak ve cihazlara ait, normal durum ve acil duruma yönelik tüm kayıtlarının tutulması olmalıdır. Radyasyondan Korunma Uzmanı Radyasyon Güvenliği Komitelerinin kilit üyesidir.

13. Halen teknikerler, radyolog hekimlere ve eski TAEK tarafından hazırlanan 4 günlük eğitime katılan pratisyen veya diğer branş hekimlerinin, Radyasyondan Korunma Görevlisi (TAEK mevzuatında RKS)  olarak görevlendirilmesi uygulamasına ivedilikle son verilmelidir. Hekime büyük sorumluluk yükleyen, hasta dışında önemli bir mesai gerektiren bu uygulamanın pratikte yarattığı sıkıntılar ortadan kaldırılmalıdır.

14. Yukarıda belirtilen hususlarda yasal düzenlemelerin yapılması ve uygulanmasının sağlanması, Sağlık Bakanlığı ve Nükleer Düzenleme Kurulunun yetki ve sorumluluğundadır. Mevcut mevzuatın, IAEA standartlarına temellendirilmiş EURATOM 2013/59 AB mevzuatına uygunluğu ivedilikle sağlanmalıdır.

15. Mevzuat hazırlıklarında, NDK ve Sağlık Bakanlığı ile birlikte ilgili uzman Sivil Toplum Kuruluşları, cihaz üretici ve tedarikçileri ile son kullanıcıların da yer alması sağlanmalıdır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, bu birlikteliğin sağlanamaması nedeniyle mevzuatların uygulanmasında çok ciddi sıkıntıların yaşanmakta olduğunu ortaya koymaktadır.

16. Nükleer Düzenleme Kurulunun kurulması ile ilgili 702 KHK ile medikal ışınlamalarla ilgili radyasyondan korunma hususlarında yetki ve sorumluluk Sağlık Bakanlığına verilmiştir. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı bünyesinde medikal radyasyon uygulamaları ve de korunma ve güvenlikle ilgili bir birim oluşturularak, sağlık tesislerinde kontrol ve denetimlerin bu konuda yetkin kişiler tarafından yapılmasına yönelik düzenlemeler ivedilikle yapılmadır.

17. IAEA ve WHO tarafından düzenlenen Bonn Konferansında belirlenen 10 eylemin ülkemizde de uygulanmasına yönelik yapılanma sağlanmalıdır. Radyasyon uygulamalarına yönelik etik ilkeler mevzuatta ve uygulamalarda yerini bulmalıdır.

Kamuoyunun bilgilerine sunulur.

 

Saygılarımızla

Çalıştay Düzenleme Kurulu